Bir esmer adam tanıdım, işinde gücünde, 135’ lik traktörün üstünde. İki dostu vardı bu hayatta, biri hanımı, diğeri traktörü. El işinde sel olur, engel tanımaz, kiminin parası kiminin duası der çalışır, canı azdır küfürde etse gitmesin yabana der, eder yine kendine. O senin işin, bu benim işim derken baktı ki bitmez elin işi, göç eder İstanbul’a. Kimdir bu esmer yağız delikanlı?
Derneğin her işinde görünür, yıkık sökük onarır, koşar sağa sola bir tuğla daha koyabilirmiyim diye. Nereden nereye, her dönemde işin başında. Gönlünü koymuş bir kere elin işine. Kazan, kazma, tencere, pencere, çekiç, çivi dernek işi, kendi işi.
Tanıdınız mı bu çirkin kişiyi
Köyün ana yolunun yapımında emek veren,
- Cami tamirinde çalışan,
- Köprü için koşan,
- Keşkek kazanlarını karıştıran,
- Evlere su çekilmesinde ön ayak olan,
- Çatıyı onaran,
- Gençlere taş çıkaran,
- Bağışları yengelerden başlatan,
- İş başlatıp, iş bitiren,
- Turşuyu, dürmeci ayak üstü götüren,
Muhterem büyüğümüz, örnek insan Selahattin HAKAN’a (Çirkin Dayı) derneğimize yapmış olduğu olumlu katkılardan dolayı şükranlarımızı arz ederiz.
Biz seni seviyoruz, işini sevdiğin kadar. Özledik seni nerelerdesin? Selamlarımızı yolluyoruz. Gel artık işin başına.
Yazan:Nizamettin BARAN |